23 Ağustos 2018 Perşembe

İçimizde sarı saçlı çocuk.. ( "Küçük Prens"i okuda gel)

" küçük prens" kitabını okurken en çok takıldığım ve beni aslında düşündürmeye iten cümleler vardı. Çoğumuzun yaşadığı ve etkilendiği bir yazardı ki eminim özellikle üniversiteli gençler mutlaka okumalı. küçük prens neden bu kadar sevildi? Bu soruyu sorarken şu cevap aklımda oluşuyor "e tam bizlik" . çünkü biz büyükler her ne kadar büyüsek de hayal gücümüzün  ve bazen fantastik bilim kurgu gibi filmlere müptelayız. itiraf edin çoğunuz hala arada çizgi film izlerken çok eğleniyor ve hatta izlemek için fırsat kolluyorsunuz. bana değil kendinize bunu itiraf edebilirsniz. kimse bilmeyecek kendi aranızda. tabi uzun yılar pilotluk yapmış bir pilotun çöl ortasındaki yaşadığı fantastik bir durumdan bahsedilmiyor aslında. ufak tefek dersler hikayeler sıkıştırmış yazarımız. birkaç alıntı yapmak isterim ama kes kopyala yapıştır yapmayacağım. kendimce açıklamak istiyorum. beni en çok etkileyen yerinden başlamak için heyecanlandım." insanlara sardunyalı pembe panjurlu ev desek güzel demezler ama 100 bin liralık ev desek ay ne güzel ev derler". bu cümleyi önce düşünmeliyiz. bu insanlar kim ? evet biziz. biz yapıyoruz bunu bazen annemiz amcamız bazen komşu sokaktaki dayı karşı evdeki teyze emlakçı öğretmen bazende kendimiz. bu cümleyi düşünmeliyiz. paranın hükmettiği dünya ne kadar etkili ve ihtişamlı. insanlar huzuru ve mutluluğu hep parada arıyoruz kendimi de içine alarak söylüyorum. hoşnut değilim ama yazara bunun için teşekkür etmek istiyorum. bu cümle beni oldukça dÜşündürdü. birde anlatılmak istenen başka ey çocukların ve büyüklerin hayata bakış açısnın farklılığı. ah bu büyükler. hepimiz mi öyleyiz. biz de bazen çocuk olmalı mıyız? sarı saçlı küçük bir gezegeni ve sorumlu olduğu bir çiceği olan . kral gibi mi olmalıyız yoksa o saydıklarını tekrar tekrar sayan o adam gibi
mi peki? tercih bizim.